Kıdem Tazminat Açıklaması

kidem-tazminat-aciklamasi.jpg

Milyonlarca çalışan, kıdem tazminatı, taşeronluk ve kiralık işçilik sisteminde yapılacak değişikliğe kilitlendi. Geçen hafta yapılan Çalışma Meclisi’nin ardından işçi ve işveren konfederasyonlarının her biri, bu üç kritik konuda kendi çalışmalarını yapacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, yeni yasama yılının açılışı dolayısıyla dün akşam verilen resepsiyonda, gazetecilerin ilgi odağı oldu. Bakan Çelik, kıdem tazminatı ve ev hizmetlerinde çalışan kadınlarla ilgili soruları yanıtladı.

Çelik’e, “Sayın Bakan, kıdem tazminatı, taşeron sistemi, kiralık işçilik bir hükümetin ilk 100 gün icraatlarından olması beklenirken; siz seçime neredeyse 100 gün kala bunları getiriyorsunuz. Risk almıyor musunuz” diye soruldu. Çelik, “Bu sorunun boyutunu bilmeyenlerce böyle yorumlanabilir. Ama bunlar değil 100 gün; yarın seçim olsa bugün çözülmesi gereken acil konular” yanıtını verdi.

KAZANILMIŞ HAKLAR KORUNACAK

Çelik, hem işçi hem de işveren açısından sürdürülebilirliği kalmayan bir sistemle karşı karşıya bulunulduğunu anlattı. İşverenin ‘beni kıdemden kurtarın’ diye kendisine geldiğini belirten Çelik, “Bunu kıdem tazminatı ödememek için söylemiyor. Bakın işçiler de aynı şeyi söylüyor. Gebze’de bir fabrika kapandı. 630 işçi tazminatını bile alamadan, işsiz kaldı. Oysa adamın emekliliğine 17 gün kalmış. 25 yıl boyunca bugünü beklemiş, kıdemimi alayım, demiş ama alamadı” dedi. Hükümet olarak, işçilerin yüzde 90’ının alamadığı kıdem tazminatını ‘alınabilir’ kılmak, kazanamayan işçiye bir şey vermek için çalıştıklarını anlatan Çelik, “Kıdem tazminatı fonu ile kazanılmış haklarda geriye gidiş olmayacak” dedi. Fonun kurulması halinde, bir günlük çalışmanın bile hesaplanacağını ancak bunun hemen çekilemeyeceği için nemalanacağını ifade etti.

”20 GÜNE İNSİN” DİYEN SENDİKA

Bakan Çelik, işverenin bir yıllık çalışmaya karşın 30 gün yerine 15 gün kıdem tazminatı olmasını istediğinin anımsatılması üzerine şöyle konuştu: “Kıdem tazminatında yaşanan sorunlar bazı sendikalar tarafından da kabul ediliyor. Bana bir iki gün önce bir sendika geldi. Madem kıdem tazminatını işçilerin yüzde 90’ı alamıyor; gün indiğinde alacaksa 30 gün yerine 20 gün olsun, önerisi getirildi. Ama bana kalırsa fon, hak kaybı yaratmadan sorunu çözüyor.”

Bakan Çelik, bu öneriyi getiren sendikanın kim olduğunu ise açıklamadı.

Özellikle kamuda taşeron sorununun da yönetilemez boyutlara geldiğini yineleyen Çelik, kamuda 200 bin kadrolu işçiye karşın, yaklaşık 600 bin taşeron işçi çalıştığını söyledi. Mahkemelerin bir bir ‘bunlar kamu işçisi, kadroya alınsın’ kararları verdiğini anımsatan Çelik, sadece Karayolları Genel Müdürlüğü’nde bunun getireceği yükün 1.5 milyar lira olduğuna dikkat çekti.

BAYRAMDAN SONRA TARAFLARLA

Başbakanın, taraflar uzlaşmadan bana gelmeyin, dediğini anımsatan Çelik, işçi ve işveren konfederasyonlarının kendi içlerinde bir çalışma yaptığını; bayramdan sonra da bakanlık olarak taraflarla bir araya geleceklerini söyledi. Ekim ayı sonunda da taraflarla üzerinde anlaşılan bir metni Başbakan’a sunması gerektiğini ifade etti.

DOĞUM İZNİ 18 HAFTA

Çalışan kadınların doğum yapmasının teşvik edilmesi amacıyla yapılan hazırlıklar konusunda da bilgi veren Çelik, doğum izninin 16 haftadan 18 haftaya çıkarılması konusunda genel bir konsensüs olduğunu söyledi. Bu sürenin daha uzun tutulmasının kadın istihdamına olumsuz yansıması açısından bizzat kadın derneklerinin ve bazı kesimlerin değerlendirmeleri olduğunu belirten Çelik, “İznin 18 hafta olması konusunda tüm kesimlerde çok daha sıcak bir yaklaşımın bulunuyor. Farklı kesimlerle yaptığımız görüşmeler, bu paketin olgunlaşmasına katkı sağlayacak. Talepler ve kadın istihdamı da dikkate alınarak bir çözüm yoluna girilecek\” dedi. Çelik, doğum izni süresinin artması nedeniyle aradaki süre boyunca maaşın devlet tarafından mı üstlenileceği sorusuna ise, \”Hayır, patron üstlenecek. Esnek çalışma sistemiyle birlikte izindeki elemanı yerine, özel istihdam bürosundan geçici eleman alabilecek. Ya da iş uzaktan çalışmaya elverişli bir iş ise, anne işe gelmeden de evden çalışabilecek\” karşılığını verdi.

“TEMİZLİKÇİ KADINLARI KAYIT ALTINA ALACAĞIZ”

Bakan Çelik, ev hizmetlerinde çalışan yabancılarla ilgili denetimlerin yoğunlaşırken, aynı alandaki Türk çalışanlarla ilgili ne yapacakları sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
“Türkiye’de ev hizmetleri, yaşlı ve çocuk bakımında çalışan 10 bin civarında yabancı var. Onların çalışma primlerini Türk çalışanlarla aynı seviyeye indirmiştik. Şimdi ev işlerindeki yerli çalışanlarla ilgili denetimler yapıyoruz. Onların da kayıt altına girmesini sağlayacağız ama bunları, yeni istihdam paketinde de yer alan, özel istihdam büroları ile takip etmek çok daha kolay olur. Böylece ev işlerinde çalışan kadınlar da kayıt altına alınmış olur, sosyal güvenliğe kavuşmuş olurlar.\”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top