Bilişim Sektörü 2013

bilisim-sektoru-2013.jpg

TÜRKİYE’DE BİLİŞİM BÜYÜKLÜKLERİ
Dünyada büyümeye devam eden Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) sektörünün, 2014 yılında 5 trilyon dolar seviyesine ulaşması bekleniyor. Türkiye BİT ekonomisi ise 1.2 trilyon dolar büyüklüğündeki Avrupa BİT pazarının yüzde 2’sini, 4.1 trilyon dolarlık global pazarın da yüzde 0.75’ini temsil ediyor.
Ekonomik büyüklük olarak dünyanın 17. ekonomisi olan Türkiye’nin hem nüfusunun hem de ekonomisinin dünya genelindeki payı yüzde 1’in üzerinde olmasına rağmen, global BİT pazarından aldığı payın yüzde 0.75’te kalıyor olması Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) sektörümüzün büyüme potansiyeline işaret ediyor. Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) verilerine göre bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü, 2012 yılında Türkiye büyümesinin üzerinde bir büyüme göstererek 21 milyarlık e-ticaret pazarı ile birlikte toplam 78.24 milyar TL’ye ulaştı. Sektörün istihdamı da önemli ölçüde artarak 153 bin 849 oldu.
TÜBİSAD \”Atılım için Bilişim\” raporunda belirtildiği gibi sektörün bu hızda büyümesi durumunda 2023 yılına kadar 400 bin daha istihdam sağlaması bekleniyor. En önemli gelişme ise ihracat alanında yaşanıyor. Bilgi ve iletişim teknolojileri sektörü ihracat rakamı bir milyar TL’yi aştı, 2012 yılında toplam ihracatı 1.08 milyar TL olarak gerçekleşti.

Sektörün büyüklüklerine ilişkin detaylar şöyle:

– Donanım pazarı 12.4 milyar TL
– Yazılım ve hizmet pazarı 5.64 milyar TL
– Elektronik haberleşme pazarı 30.9 milyar TL
– E-ticaret pazarı 21 milyar TL
– Savunma sanayi pazarı 0.7 milyar TL
– Çağrı merkezi pazarı 2.5 milyar TL
– Mobil cihazlar pazarı 5.1 milyar TL

Gartner’ın yayınladığı raporda da dünyada 2013 yılında bilişim teknolojileri alanındaki bütün harcamaların 3.8 trilyon doları bulacağı öngörülüyor. 2012’de sadece yüzde 2.1 oranında büyüme elde eden BT sektörünün 2013 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 4.1 olarak açıklandı. Bulut bilişim, sosyal medya, mobil ve bilgi yönetimi gibi konularda şirketlerin yapacakları yatırımların gelecekteki kaderlerini belirleyebileceğine dikkat çekilen raporda PC, tablet, akıllı telefon ve yazıcı gibi cihaz harcamalarının ise 2013’te 2012 yılına kıyasla yüzde 7.9 oranında artarak 718 milyar dolara erişeceğinin altı çizildi.
Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanı Turhan Menteş, Türkiye’de enflasyonu, cari açığı ve ithalatı önlemeye yönelik olarak alınan önlemlerin büyümeyi ve iç piyasayı yavaşlattığını söylüyor. Menteş, “Son birkaç yıldır büyüme oranının düşmesi şeklinde bir durum yaşayan Türkiye’de bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) bu yıl da fazla bir büyüme göstermedi. Türkiye Bilişim Derneği (TBD) olarak BİT sektörünün büyüklüğünün 2013 sonunda 33 milyar doları bulacağını tahmin ediyoruz” diye konuştu.

BİT’İN BÜYÜMESİ KİK’İN SORUMLULUĞUNDA
Turhan Menteş’e göre bilişim sektörünün gelişimi ve durağanlıktan kurtulması yönünde kamu ve özel sektöre düşen görevler bulunuyor. Menteş, Türkiye BİT sektörünün zayıf yanlarını şöyle sıralıyor:

– Yüksek vergi oranları
– Girişim sermayesi ve ortaklıkları eksikliği
– Düzenlemelerin öngörülebilirliği
– Üniversite-sanayi işbirliğinin yetersizliği
– Bürokrasinin yavaş işlemesi
– İhale Kurumu’nun fiyat odaklı ihale politikaları
– Fikri mülkiyet hakları ile ilgili ihlaller
– Teşviklerin yetersizliği,
– İş yapış kültürü ve iş planlama eksikliği

Menteş, Türkiye’de öncelikle ve acil olarak minimum 30 yıllık hedefler ve Türkiye’ye özgü bilişim modeli belirlenmesi gerektiğini düşünüyor. Buna göre yapılması gerekenleri Menteş, şöyle anlatıyor:

– Planlama ve organizasyon yapmalı.
– İstihdam ve lojistik sağlamalı.
– Teknolojik dönüşümünü tamamlayabilmek için hızla gerekli reformları gerçekleştirmeli.
– Katma değeri yüksek olan bilişimde, ülke olarak başarılı olunmalı.
– Türkiye, genç nüfusunu, coğrafi konumunu, güçlü ekonomisini, küresel pazarda mutlaka avantaja çevirmeli.
– Özellikle sektör olarak güçlü ve sürdürülebilir bir siyasi/idari sahiplenmeyle, tek muhatap ile sektöre öncelik verilmeli.
– Devlet kurumları ve özel sektör şirketleri arasındaki haksız rekabet engellenerek; standartlar yaygınlaştırılarak rekabetçi bir piyasa oluşturulmalı.
– Karmaşık mevzuatları basitleştirilerek, vergi çeşitliliği azaltılarak; yazılım üzerindeki tüm vergi yükleri ortadan kaldırılarak gerekli düzenlemelerle vergi yükü hafifletilmeli.

Menteş, kamu alımlarında uygulanan Kamu İhale Kurumu’nun (KİK) fiyat odaklı alım politikasını da eleştirerek bu tutumun sektördeki şirketleri agresif bir fiyatlandırmaya yönelttiğini ve bu durumun şirketlerin kâr marjlarında baskı oluşturup büyümelerini engellediğini söylüyor. Menteş şuna dikkat çekiyor: “KİK alımlarında donanım fiyatlarında yapılacak indirim sınırlı olduğundan indirimler daha çok yazılım ve hizmetlerde yapılıyor. Bu hem büyümeyi engelliyor, hem de inovasyon ile Ar-Ge’ye ayrılan kaynakların azaltılmasına yol açıyor. Ayrıca KİK ihalelerinde istenen benzer projeler, yeni ürün geliştiren ve daha önce uygulama deneyimi bulunmayan girişimlerin ürünlerini ticarileştirebilme sürecinde engel oluşturuyor. Bunların giderilmesi gerekiyor.”

BİLİŞİM ENVANTERİ BİR İHTİYAÇ
Turhan Menteş’e göre Türkiye bilişim sektörünün en büyük eksikliği halen bir sektör araştırmasının bulunmaması. Bilişim alanında halen daha bir yol haritasının olmamasını eleştiren Menteş, “Yıllardır söylüyoruz Türkiye’nin 20-30 yıl sonraki teknoloji politikalarının adı konmalı ve hala kurulamayan Bilişim Vadisi, bir an önce oluşturulmalı. Geliştirdiği çözüm ve hizmetlerle finans, telekom, kamu, sağlık, lojistik gibi alanlarda önemli bir tecrübeye sahip olan Türkiye bilişim sektörünün, bilgi birikimini ve tecrübesini yurtdışına taşımasını sağlayacak gerekli teşvik ve yasal düzenlemeler yapılmalı” diyor.
Menteş ayrıca online hizmet üretimine teşvik verilerek, genişbant ucuzlatılarak, bilişimi tüm ekonomik faaliyetlerde yaygınlaştıracak politikalar uygulanarak talebin artırılmasını istiyor.

AR-GE SEKTÖRÜN OLMAZSA OLMAZIDIR
BİT sektörü şirketleri, farklı BİT alanlarına (özellikle Ar-Ge yapılan) yönelmiyor ve uzun vadeli teknoloji geliştirme çalışmalarına odaklanmıyor. Uzun vadeli teknoloji geliştirme çalışmalarına odaklanmak için uzmanlık dışında sermaye birikimi önem taşıyor. Bu durumu düzeltmek, Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının yeterli düzeyde olmasını sağlamak için öncelikle Ar-Ge teşviklerinin arttırılması ve üniversiteler ile doğru mekanizmaların kurulması gerekiyor. Sektöre özel teşvikler az. Küçük ve orta ölçekli teknoloji üretimi yapan şirketler var olan teşviklerden yararlanamıyor. Ayrıca yapılan çalışmaların izlenememesi de önemli bir sorun. Türkiye’nin, rekabetçi gücünü artırmak, büyümesini sağlamak, daha çok katma değer üretip BİT ürün ve hizmetlerinin daha fazla kullanılması ve teknoloji üretebilmek için Ar-Ge harcamalarının artırılmasına ihtiyaç var. Ar-Ge yatırımları ve ağları ile işgücünün niteliği güçlendirilmeli. Ar-Ge ve yenilikçiliği geliştirmek için de özel sektör, kamu, STK ve üniversite işbirliğiyle güçlü bir yapı oluşturulmalı. Ar-Ge çalışmaları çok ciddi olarak desteklenmeli. Evrensel hizmet, Ar-Ge fonlarını kullanarak; ticarileşen Ar-Ge yatırımları ve inovatif şirketleri destekleyecek fonlar, sektöre kullandırılmalı ve girişimcilik desteklenmeli.

SEKTÖRÜ 2023’E YAZILIM TAŞIYACAK
Türkiye’nin 2023 hedeflerinde, bilişim sektöründe yüzde 50 yerli ürün kullanımı, 50 milyar dolar ihracat ve bunun 10 milyar dolarlık bölümünün yazılım sektörü olması öngörülüyor. Yazılım; gelişme potansiyeli yüksek, yatırım ihtiyacı düşük, küresel pazara girmeye olanak sağlayan bir sektör. Yazılım sektörünün Ar-Ge statüsünde sayılması, kritik sektör olarak desteklenmesi gerekiyor. Sektörde risk sermaye fonlarının devletçe kurdurulması ve yazılıma odaklanmış desteklerin sunulması sektör temsilcilerince bekleniyor. Birçok ülkede kalkınmada stratejik önemi olan sektörlerden biri olarak gösterilen yazılım sektörünün hak ettiği yere gelebilmesi için daha çok gidilmesi gereken yol var. Başta ABD, Almanya, Irak, Kazakistan olmak üzere çeşitli ülkelere ihracat gerçekleştiren Türk yazılım sektörü, milyarlarca dolarlık yazılım ihracatı yapan Hindistan, Amerika ve İsrail gibi ülkelerle boy ölçüşemese de gelişerek büyümeye devam ediyor. Türkiye’ye özel ulusal yazılım modeli her kesimden yetkililerin katılımıyla tasarlanmalı. Yazılım sektöründe ihtiyaçlar, ulusal kaynakları destekleyecek şekilde karşılanmalı ve sektörlere özel yazılımlar geliştirilmeli. Yazılım ve hizmet sektörünü destekleyecek politikalar oluşturulmalı. Yazılım sektörünün ihtiyaç duyduğu temel eksiklikler giderilmeli, teknopark veya serbest bölgelerde uygulanan avantajlar yazılımcılara tanınmalı ve uygun şartlarda finans olanakları yaratılmalı.

SEKTÖRDE İHRACAT 1 MİLYAR DOLARI AŞTI
TÜBİSAD verilerine göre 2011 yılında 732.5 milyon TL olan ihracat 2012 yılında yüzde 23’lük bir artışla 1.08 milyar TL olarak gerçekleşti, ihracatın alt kırılımları ise şöyle oluştu; yazılım ve hizmet 665 milyon TL, savunma sanayi 261 milyon TL, donanım 147.8 milyon TL.
İhracat ağırlıklı olarak yazılım ve servis ihracatı olarak gerçekleşti. Yazılım ve servis gelirlerinin ihracatındaki artışı sevindirici bulan sektör temsilcileri ise gelinen aşamayı yeterli bulmuyor. Gelişmiş ülkelerde Bilgi Teknolojileri (BT) harcamalarının yüzde 70-80’lik kısmı hizmetler ve yazılım kalemlerinden yüzde 20-30’luk kısmı ise donanım kalemlerinden oluşurken, Türkiye’de durum bunun tam tersi yönünde. Hem Türkiye’de Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü’nün (BİTS) Gayrısafi Yurt İçi Hasıla (GYSİH) içindeki payı artmalı, hem de yazılım ve servis sektörünün BİTS içerisindeki payı artmalıdır. Türkiye’de BİTS’in GSYİH’e oranı yüzde 3.5-4 seviyesindedir, bu oran yüzde 6.5’a getirilmelidir. Dünya ticareti içinde, BİTS ürün ticaretinin payı yüzde 13-14 civarındadır, Türkiye’de ise bu oran sadece yaklaşık yüzde 3’tür.

BULUT BİLİŞİM-TÜRKİYE
‘Bulut Bilişim’ isimlendirmesi, işletmelerin ve kişilerin “veri saklama’ ihtiyacını, kendi kontrolü dışında bir alanda çözmesi anlamına geliyor. Böylece işletme içi bilişim yatırımında verimlilik sağlanıyor.
Sektör yeni, girişimciliğe en açık 4 bilişim alanından biri olarak gözüküyor. Bulut bilişim sunucularının yatırımı hızla artıyor. Büyük bir alt-sektör oluşuyor. 2012 yılında sektör, 109 milyar dolarlık ek yatırımla yaklaşık 1.1 trilyon dolarlık hacim yarattı.

Sektörün dünya görünümü şöyledir:
Microsoft ve IDC araştırmasına göre sektör 2012’de 6.7 milyon kişilik ek istihdam sağladı. Bu rakam 2013 yılında 8.8 milyon oldu–olacak–. 2014’te 11.3 milyon ek istihdam rakamına ulaşacak. Bulut bilişim sektörü 2015 yılındaysa 13.8 milyon kişi ek istihdam sağlayacak. Yani sektör 4 yılda yüzde 50 büyümüş olacak. Tahminler Türkiye’nin bulut bilişim sektöründe kendine yer bulabileceğini söylüyor.

E-TİCARET-TÜRKİYE
Türkiye’nin e-ticaret büyüklüğü halen vasat fakat önemli olan, yüksek gelişme hızıdır. Bu konuda bir eşiğe gelindi. Toplumda artan online ödeme kapasitesi e-ticarete ivme katacaktır. 40 milyonu aşkın internet kullanıcısının bir kaç yıl içinde internet alışverişcisi olacağına dair somut göstergeler var. 2013 e-ticaret hacminin 50 milyar TL olması öngörülüyor.
E-ticaret sektörünün gerçek dinamiği, farkedilmesiyle belirleniyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 15 bin e-ticaret sitesi kuruluyor. Ama bunlardan 100 kadarı yoluna devam edebiliyor.
Türkiye halen e-ticarette, fiziksel ticarette olduğu gibi, net ithalatçı ülke pozisyonunda. Türkiye’nin e-ticaret üzerinden yurt dışına satışları yaklaşık 200 milyon dolar civarında. KOBİ’lerin e ticarete olan çekingenliği aşılamadığı için bu küçük rakamlarla yetiniyoruz. Oysa Türkiye’nin e-ticarette bölgesel gelişme şansı var. Rusya dahil Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu böyle bir alan. Bu alanı kapsayan e-ticaret ağları oluşturulmalı. Sektör bu konuda PTT’nin öncülük yapmasını bekliyor.

YAZILIM-TÜRKİYE
Bilişim sektörünün yazılım ayağı, Türkiye’nin iddia taşıdığı bir alan olmakla birlikte yerli yazılım ve uygulamaları yeterince özendirilmediği, kamu alımlarında yerli yazılıma pozitif ayrımcılık yapılmadığı için hedeflerin gerisinde kalındı.
Bilişim sektörünün toplam büyüklüğü 34 milyar doları aştığı halde bunun içinde yazılımın payı 2 milyar dolar civarında kalıyor.
Türkiye’deki 32 Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde (TGB) 1.060 yazılım şirketi faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerde yaklaşık istihdam 9 bin kişi civarında.
Toplam yazılım firma sayısı 2136. Bu firmaların yüzde 46’sı İstanbul, yüzde 20’si Ankara, yüzde 11’i ise İzmir’de.
Türkiye’de 100 civarında şirket 50 ülkeye ve 12 serbest bölgeye, yazılım ihraç ediyor.
Yapılan yazılım ihracatının toplamı 2012’de 500 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. 2013 yılında yazılım ihracaıtının 1 milyar dolar olması bekleniyor ve 2013 için 10 milyar dolar hedefleniyor.
Yerli yazılım firmalarının yarısı imalat, otomasyon ve yönetim alanında hizmet veriyor.
Sektörde Ar-Ge yaşamsal önemde. Bu nedenle Ar-Ge merkezlerinin 50 olan araştırmacı sayısının 5 olması isteniyor.

DİJİTALLEŞME-TÜRKİYE
78 milyon’luk Türkiye nüfusunun 35 milyonu dijitalleşmiş, internet kullanıcısı olmuş. Sayı sıralamasında 12. ülkeyiz. Türkiye’de 9,5 milyon internet abonesi bulunuyor.
Kullanıcılar ve işletmeler İnternet’in yararlarını ve sunduğu fırsatları gün geçtikçe daha çok benimsemekte ve bunlardan faydalanmaktadırlar. Dijitalleşme Türkiye ekonomisine yıllık tahminen 17-19 milyar Türk Lirası katkı yapıyor. Bu katkının 2017’de 64.3 milyar TL’ye, GSYİH’nın yüzde 2.6’sına ulaşması öngörülüyor.

Önümüzdeki 5 yılda öngörülen gelişme:
1. Türkiye dijital uçurumu kapatacak.
2. Dijital okur yazarlığı artıracak.
3. Yeni iş modelleri oluşacak, benimsenecek.
4. Yenilik ve Girişimcilik başat olacak.
5. E-Devlet hizmetleri tamamlanacak.
6. Dijital mevzuat genişleyecek.
7. Bilgi temelli Yeni Ekonomi büyük oranda gerçekleşecek.

HERKES İÇİN ULAŞIM VE HIZLI ERİŞİM
Eylül ayı ‘Bilişim Sektörü’nün en aktif olduğu zaman dilimini oluşturuyor. Eylül ayında yapılan organizasyonlar sektörün gelişimine katkı sağlarken aynı zamanda sektörün bundan sonraki büyüme çizgisine bir nevi vizyon çiziyor. Bu organizasyonların içinde yer alan ‘Herkes İçin Ulaşım ve Hızlı Erişim” temasıyla gerçekleştirilen 11. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Şurası’na Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım katıldı. Şura’ya 25 ülkeden bakan ve bakan yardımcıları, uluslararası kuruluşların temsilcileri, kamu ve özel sektör yöneticileri ve çok sayıda davetli katıldı. Türkiye’nin ulaştırma alanında büyük mesafeler aldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Gül, iletişim, bilişim ve ulaşım çağının hayli gelişmiş bir safhasının yaşandığı bu çağda ulaştırma ve haberleşmenin herkesin hayat kalitesini yakından ilgilendirdiğini ifade etti.
Şura’da konuşan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ise 2009 yılında 6 milyon olan geniş bant internet abonesinin bugün 20 milyona, internet kullanıcı sayısının da 50 milyona yaklaştığını belirterek, şunları kaydetti: \”Bu konuda hedeflerimizi aştığımız için bir düzeltme ihtiyacı duyduk. 2023 için 30 milyon olan geniş bant erişimi hedefimizi 45 milyona yükselttik. 3G abonelerimiz 44 milyona ulaşmış, mobil kapsama oranında yüzde 99 ile dünyanın en iyi konumuna gelmiş ülke konumundayız.”
Şura hazırlık çalışmaları sonucunda oluşan 21 başlık altında yaklaşık 1.000 sayfaya ulaşan haberleşme sektör raporu Şura esnasında değerlendirilip katılımcıların oyuna sunularak onaylandı. Şura sonucunda nihai şeklini alan raporda 2023 senesinde ulaşılmak üzere haberleşme sektörü için 56 ve posta sektörü için 20 hedef belirlendi. Buna ek olarak Şura sırasında 2035 vizyonu da değerlendirildi.

YILMAZ: AKILLI ŞEHİRLER GELİYOR
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Şurası’nın “2023’e Doğru Haberleşme Sektörü” başlıklı panelin moderatörlüğünü BTK Kurul II. Başkanı Dr. T. Ayhan Beydoğan üstlendi. Panelde konuşan Türk Telekom CEO’su Tahsin Yılmaz, “2023’e, şehircilik kavramını bir üst noktaya taşıyan, sahip olduğu teknolojiyi en üst düzeyde şehir sakinlerinin hizmetine sunan akıllı şehirlerle gireceğiz. Bu değişim rüzgarına Türk Telekom olarak biz öncülük edeceğiz” dedi.
Akıllı yaşamın kapılarının kamunun büyük veriyi işlemesiyle açılacağını da söyleyen Yılmaz, akıllı yaşam kavramının birçok alt bileşenden oluştuğunu vurgulayarak, bu bileşenleri şöyle sıraladı: “Enerjiyi doğru kullanan, uzaktan erişilebilen, yaşam konforunu artıran akıllı evler… Şehircilik kavramını bir üst noktaya taşıyan, sahip olduğu teknolojiyi en üst düzeyde şehir sakinlerinin hizmetine sunan akıllı şehirler… Artan talebi karşılayacak, trafik akışının sağlıklı şekilde işlemesini sağlayacak akıllı ulaşım sistemleri… Bulut teknolojisi, kurumların ihtiyaçlarına göre oluşturulmuş, uçtan uca ICT çözümleriyle dijital dönüşümün ivmesinden faydalanarak büyüyen akıllı ofisler…”
Türk Telekom CEO’su Tahsin Yılmaz, konuşmasında e-devlet uygulamalarının geleceğinden de söz etti: “e-devlet dönüşümünün nihai hedefi, makroekonomik büyümenin ve dolayısıyla toplumsal refahın yakalanmasıdır. e-devlet; kamu kurumları ve yerel yönetimlerin iç işleyişinin modernleşmesini; yerel yönetimlerin vatandaşlara ve işletmelere daha fazla hizmeti, daha etkin ve verimli bir şekilde sunmasını öngörüyor. Türk Telekom olarak biz de e-devlet projelerinin her zaman destekçisiyiz.”

TÜRKİYE’NİN BUGÜNÜNE VE GELECEĞİNE YATIRIM
Yılmaz, teknolojiye ve altyapıya yaptıkları yatırımlarla Türkiye’yi 2023’e hazırladıklarını da vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son 7 yıla baktığımız zaman, konsolide olarak 13 milyar TL’yi aşkın yatırım yaptık. 2012 yılında yaptığımız konsolide yatırım tutarı 2.4 milyar TL oldu. 2013’ün ilk çeyreğinde 254 milyon TL, ikinci çeyreğinde ise 471 milyon TL konsolide yatırım yaptık. 2013 yılı sonuna kadar 2.2 milyar TL yatırım yapmayı hedefliyoruz. 2013 yılının ikinci çeyreği itibarıyla, Türkiye’yi 171 bin kilometre fiber ağa ulaştırdık. Yaklaşık 2.2 milyon haneyi fiber kapsamına aldık. Fiber abone tabanımız yılın ikinci çeyreğinde yüzde 31 artış göstererek 361 bine ulaştı. Türkiye’nin 2023 vizyonu doğrultusunda, bilgi toplumu olma yolunda üzerimize düşeni yapmaya devam ederken, hizmet kalitemizi daha da artırmak için özel bir hassasiyet gösteriyoruz.”

DİJİTAL YAŞAM DÖNÜŞÜMÜ HAYATI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
Tahsin Yılmaz, panelde dijital yaşam dönüşümü hakkında da konuklara bilgi verdi: Yılmaz, şöyle konuştu: “Hayatımızın pek çok alanı yeniden şekillenecek. Evlerimizden başlayıp kamusal alanlara uzanacak olan bu değişim rüzgarına Türk Telekom olarak biz öncülük edeceğiz. Değişen pazar dinamikleri ve tüketici ihtiyaçları gereği ‘akıllı ev’ konseptinin tamamını sahiplenerek, müşterilerimizin evde ihtiyacı olan servislere odaklanarak, genişbant bağlantı hizmetimiz ve ürünlerimizle değer katacağız. Türk Telekom, IPTV, internet ve telefon hizmetini de kapsayacak şekilde güvenlik, konfor, sağlık çözümleri ve eğlence modüllerinden oluşan bir akıllı ev konsepti tasarladık. İdeal bir akıllı şehir, yaşayanların ihtiyaçlarını etkin bir biçimde, en doğru maliyetle, zamanında ve sürdürülebilir bir şekilde karşılar. Akıllı şehir uygulamalarıyla vatandaşların zamandan ve mekândan bağımsız bir şekilde her türlü platformdan merkezi ve yerel yönetimlere ulaşabilmesi büyük önem taşımaktadır. Biz bu sürecin tamamını ürün ve hizmetlerimizle destekleyerek akıllı şehircilik anlayışının hayatımızın bir parçası olması için çalışıyoruz. Türkiye’nin dijital yaşam dönüşümünde, öncelikle yerel yönetimlerindeki vatandaş odaklı uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyoruz.”

KURUMSAL E-YAZIŞMA KEP’LE HIZLANACAK
Kamu kurumları arasındaki resmi yazışmaları elektronik ortama taşıyan ve elektronik belgelerin paylaşımını sağlayan e-yazışma projesi, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu (BTK) tarafından hayata geçirilen Kayıtlı E-Posta sistemi ile hızlanıyor. Dünyanın bir çok gelişmiş ülkesinde uzun yıllardır kullanılan Kayıtlı E-Posta (KEP) sistemi, Türkiye’de 1 Temmuz 2012 tarihli yeni Türk Ticaret Kanunu ile yürürlüğe girdi. Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler için zorunlu hale getirilen KEP, yasal olarak geçerli elektronik yazışma ve bildirim olarak tanımlanıyor.
KEP uygulaması sayesinde kamu kurumları birbiriyle çok hızlı iletişime geçerken işleri yavaşlatan birçok uygulama ortadan kalkacak, devlet dairelerindeki uzun kuyruklar tarih olacak” diyen TNB KEP Genel Müdürü Kürşat Güney, “E-devlet sürecine geçişi hızlandıran KEP, tüm kamu kurumlarının birbirleriyle her hangi bir entegrasyona gerek duymadan elektronik ortamda iletişime geçmesini sağlayacak, bu durum vatandaşa da hizmet olarak dönecek” dedi. KEP sayesinde banka şubesine gitme, herhangi bir devlet dairesine faks çekme dönemi sona erecek. Vatandaşlar, elektrik, doğalgaz gibi birçok abonelik işlemini evinden çıkmadan KEP adresini kullanarak tek bir e-posta ile sonuca ulaştıracak.

ICT SUMMİT NOW BİLİŞİM ZİRVESİ’13
Interpromedya tarafından Vodafone ana sponsorluğunda düzenlenen ‘ICT Summit NOW Bilişim Zirvesi’13 Zirvesi İstanbul’da gerçekleştirildi. 24-26 Eylül 2013 tarihlerinde gerçekleştirilen Zirve, 3 gün boyunca 25 farklı konferans ve forum kapsamında,150’ye yakın panel, oturum ve sunumda 16 ülkeden 340’ın üzerinde konuşmacı ve 6 bini aşkın katılımcıyı ağırladı.
Zirvenin açılış oturumuna katılan T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, SGK’nın ‘İnsansız Sosyal Güvenlik Hizmet Merkezi’nin lansmanını Zirve’de gerçekleştirdi.
Zirve’ye Avrupa komisyonunu temsilen katılan DG Connect Avrupa Komisyonu Direktörü Gerard De Graaf: şu noktalara değindi: “Bilişim teknolojilerindeki gelişimde devletlere büyük rol düşüyor. Peki devletler ne yapabilir? Bence ilk planda altyapı geliyor. Eğer altyapı yoksa yüksek hızda erişimi, iletişimi ya da büyümeyi unutmalıyız. Şuan Avrupa’da büyük bir gelişim gösterdik. Ancak bugün bir tıkanma yaşıyoruz. Avrupa’daki 500 milyon müşteriye yeteri kadar hizmet sağlanmıyor, herkes aynı hizmeti alamıyor. Özel sektör ancak belirli alanlara yatırım yapıyor. Ayrıca altyapı maliyetleri de sektörün büyümesini engelliyor. Türkiye birçok alanda büyük gelişme gösterdi. Ancak daha çok adım atılacaktır. Tüm dünya liderleri Avrupa Birliği’nde bilişim teknolojilerinin nasıl azami seviyede kullanılabileceğini yakında tartışacaklar. Devletlerin bilişim teknolojilerinin önemini anlamaları gerektiğine inanıyorum ve bu konuda umutluyum.”
BTK 2. Başkanı Doç.Dr. Turgut Ayhan Beydoğan; “Yapılan çalışmalar, bilişim teknolojileri sektörünün 1 birim büyümesinin, toplam ekonomiye 1 birimden daha fazla katkı sağladığını göstermiştir” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Göksel Gümüşdağ ise “Bu zirve sayesinde İstanbul’un, Asya ve Afrika’nın teknoloji başkenti olma konusunda hızlı adımlarla gittiğini düşünüyorum. Bu zirveyi İstanbul’un dünyaya açılan bir kapısı olarak görüyorum. Bugün bilişim dünyasının devlerinin en büyük pazarının Türkiye olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim” diye konuştu.

“GİDECEK YOLUMUZ VAR”
Türkiye’nin tarihte olduğu gibi bugün de batı ile doğu arasında bir köprü olduğunu dile getiren Vodafone Teknolojiden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Jorge Fernandes ise; “Ekonomide doğudan batıya, batıdan doğuya geçişler yaşanıyor. Doğuda ekonomi büyürken, batıda yeni teknolojilere olan talep artıyor. Türkiye geçmişte olduğu gibi bugün de çok önemli bir stratejik konumda ve bir kez daha iyi pozisyon almış durumda. Türkiye artık bir köprü değil bölgede büyük bir güç olmayı hedefliyor” diye konuştu. Türkiye’nin bilişim hedeflerinin önünde bazı güçlükler olduğunu dile getiren Fernandes, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye 2023 vizyonu doğrultusunda bilgi ve iletişim teknolojileri pazarını 55 milyar dolardan 160 milyar dolara çıkarmak istiyor, ancak bunun için önemli stratejik adımların atılması gerekiyor. Özellikle mobil ve broadband pazarında büyüme oranı oldukça düşük. Bunun en büyük nedenlerinden biri vergi düzenlemelerinin yatırımcı dostu olmayışından kaynaklanıyor.”

TESİD: BİLGİYİ KULLANMAK YERİNE ÜRETMELİYİZ
Türk Elektronik Sanayicileri Derneği (TESİD) Başkanı C. Müjdat Altay, \”Üretmeden Nereye Kadar?\” başlıklı panele katıldı. Altay, moderatörlüğünü üstlendiği panelin açılışında şöyle dedi: \”Elektronik, bilişim sektörünün önemli ve vazgeçilmez bir parçasını oluşturuyor. Türkiye’de bu sektörünün performansını Tüketici Elektroniği, Bileşenler, Telekomünikasyon, Savunma, Endüstriyel Elektronik ve Bilgi teknolojileri olmak üzere 6 alt grup ölçeğinde değerlendiriyoruz. Her yıl yayınlanan TESİD Elektronik Sanayi Almanağı’nın verilerine göre son yıllar içinde sektörün durağan bir seviyede kaldığı, belli bir büyüklüğü aşamadığı görülüyor.”

DÜNYAYI AKILLI CİHAZLAR SARACAK
Qualcomm, ICT Summit NOW Bilişim Zirvesi ’13’te mobil trendler ve akıllı telefonların geleceğini masaya yatırdı. Etkinlikte sunum yapan Qualcomm Türkiye İş Geliştirme Yöneticisi ve Bölüm Başkanı Handan Elbirlik mobil uygulamalar hakkında bilgi verdi:
“Radyo, TV, internet ve diğer teknoloji platformlarından çok daha hızlı gelişen ve yaygınlaşan mobil, bugün 6.6 milyarı geçen bağlantı sayısı ve globalde 1.5 trilyon doları geçen mobil gelirleriyle insanlık tarihindeki en büyük teknoloji platformu. 4 yılda 44 milyona ulaşan mobil kullanıcı sayısıyla Türkiye, Avrupa’daki en hızlı büyüme oranlarına sahip.”
3G bağlantı sayısında Avrupa’daki en hızlı büyüyen ülke konumuna sahip olan Türkiye’de 2010 yılında bağlantı sayısı 19 milyon iken 2013 yılında bu sayı 44 milyona ulaşıyor. Mobil cihaz satışlarının ise yüzde 74’ünün akıllı telefon olduğunu belirten Elbirlik ayrıca Türkiye’nin mobil uygulama indirme oranına bakıldığında 2015 yılında tüm dünyada üçüncü sırada olmasının beklendiğinin altını çiziyor ve ekliyor: “Artık cebimizde 6 cihaza denk gelen bir cihaz taşıyoruz. Bu cihaz hem bir bilgisayar kadar hızlı hem de müzik, video, kamera, navigasyon ve oyun oynama fonksiyonlarına sahip. Dolayısıyla bir cihazdan elde edilen birçok fonksiyon akıllı telefon adaptasyonunu da tetikliyor”.

UYGUN BÜTÇE VE UYGUN SÜRE İLE ERP’YE GEÇİŞ
Login Yazılım, son yıllarda yabancı sermayeli ve büyük ölçekli kuruluşlara sağladığı çözümleri KOBİ’lere sunma hedefini de hayata geçiriyor. “Uygun bütçe, uygun süre ile ERP’ye Geçiş” için çözümünü KOBİ’lere sunmaya başlıyor.
1989 yılından bu yana yazılım alanında faaliyet gösteren Login Yazılım, son zamanlarda Türkiye’de de önemi artan ERP yazılımındaki ilk yerel sunucu olmanın avantajına sahip. Sermaye, makina-teçhizat, insan, zaman, mekân gibi tüm kaynakların bütünleşik bir yapıda yönetilmesine, bir işletmede olabilecek tüm işlemlerin raporlanabilir veriye dönüştürülmesine olanak sağlayan çözümleri ile Login karar destek sistemlerinin alt yapısını sunuyor.
“Doğru zamanlarda doğru kararlar için…” tüm kademelerdeki tüm yöneticilerin tüm işletme yapısına anında hâkim olmasına olanak tanımaktadır. 90’ların başından itibaren Türkiye’deki büyük sermayeli kuruluşlara “Kurumsal Kaynak Planlama” sistemleri sunarak sağladığı “bilgi ve deneyim” birikimini “hep bir adım ileri” ilkesi ile çözümlerine yansıtan Login Bilgisayar Yazılımları A.Ş. şu anda 100’ün üzerindeki modüleri ile elektronik işletmeler yaratıyor.
“Çift defter ile Finans Yönetimi” sağlayabilen tek yerel çözüm olan Login, son yıllarda yaptığı kapsamlı çalışmalar sonucunda Login ERP e-Defter ile Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yazılım uyum onayını almıştır. Login Yazılım son zamanlarda adını sıkça telaffuz ettiğimiz ve gelecekte daha da yaygın hale gelecek e-Fatura konusunda da güvenilir ve kullanıcı dostu çözümler sunuyor.

SAP KOBİ’LERDE BIT’i ARAŞTIRDI
KOBİ stratejilerinin, iş ortaklarıyla beraber KOBİ’lerin ve bireylerin gelişimine katkı sağlamak için yaptığı çalışmaların paylaşıldığı SAP EMEA KOBİ Zirvesi, Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden ve Türkiye’den 40’a yakın gazeteci ve analist katılımıyla gerçekleştirildi. Zirve’de Türkiye dahil 23 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen KOBİ araştırmasının sonuçları paylaşıldı. EMEA bölgesinde yer alan ülkeler arasında yapılan araştırma sonuçlarına göre:

– KOBİ’lerin yüzde 66,5’i yakın zamanda dönüşüm gerçekleştirmiş, gerçekleştiriyor ya da yakın zamanda gerçekleştirecek.
– KOBİ’lerin yüzde 48’i iş yönetimi yazılımı kullanıyor. 3 yıl içinde iş yönetimi yazılımı kullanan şirket oranının yüzde 57.2’ye çıkacağı öngörülüyor.
– Hali hazırda EMEA bölgesindeki KOBİ’lerin iş yönetimi yazılımı kullanma oranı yüzde 48 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 30.
– Yükselen teknolojiler arasında yer alan Bulut Bilişim’e yatırım yapan KOBİ’lerin oranı bugün yüzde 35.2. KOBİ’ler 3 yıl içerisinde Bulut Bilişimin yükselişini öngörüyor ve yüzde 47.5’i 3 yıl içinde Bulut Bilişim alanında yatırım yapacağını belirtiyor.
– Sosyal medya, 3 yıl içerisinde yüzde 52 paya sahip olarak Türk KOBİ’leri arasında yatırımın en büyük odak noktası olacak.

SAP Genel Müdürü Zeynep Keskin, artan küreselleşme, ağır rekabet, yeni pazarlarda yepyeni yetkilerle donatılmış müşteriler ve hızlı değişen teknolojiler göz önünde bulundurulduğunda, KOBİ’lerin büyük ve çokuluslu şirketlerle mücadele etmek zorunda olduklarını ifade ederek bu hızlı değişen ortamda SAP’nin iş ortakları ile birlikte KOBİ’lerin işlerini anladıklarını, güvenilir bir danışman olarak gerçek iş problemleri ile başa çıkabilmeleri için onlarla birlikte hareket ettiklerini ve KOBİ’lerin işlerini daha iyi yürütebilmeleri için sundukları yenilikçi çözümler ile destek olduklarını aktardı.

Turkcell’den “İş’te Teknoloji Hamlesi”
Turkcell, şirketlerin bilişim teknolojilerini etkin kullanımı için Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek yeni bir model geliştirdi. “Türkiye’deki tüm şirketlerin teknoloji ile büyümesini, daha verimli ve karlı olmasını, geleceğini bugünden garanti altına almasını hedefleyen büyük bir dönüşüm” olarak tanımlanan “İş’te Teknoloji Hamlesi”, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv ve Genel Müdür Yardımcıları Selen Kocabaş ile Yiğit Kulabaş’ın katıldığı basın toplantısı ile tanıtıldı. Basın toplantısında İş’te Teknoloji Hamlesi’nin vizyonunu açıklayan Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv şunları kaydetti: “Bugün artık çok iyi biliyoruz ki, ülkelerin büyümesinde en önemli faktör teknoloji. Bir ülkenin teknoloji kullanımıyla, gayri safi milli hasılası arasında doğru orantı var. Kişi başına düşen milli gelir, ancak ekonominin baş rol oyuncuları şirketlerin büyümesiyle artabiliyor. Altyapı yatırımlarının çok yaygın olmasına karşın ülkemizde, şirketlerin teknoloji kullanımı anlamında kat edilmesi gereken mesafe olduğunu görüyoruz. Teknolojinin gücüyle tüm şirketlerimizi desteklemek, rekabet güçlerini ve verimliliklerini artırmak zorundayız. Turkcell’in ortaya koyduğu hedef ve vizyon tam da bu: İş’te Teknoloji Hamlesi ile şirketlerin büyümesine destek olarak Türkiye’yi dünya klasmanında bir üst lige taşımak istiyoruz.”
İş’te Teknoloji Hamlesi projesinin detaylarını ve şirketlere sağlayacağı faydaları Turkcell Kurumsal Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş açıkladı: “Kurumsal pazardaki deneyimlerimiz bize, Türkiye’de ne yazık ki pek çok işletmede teknoloji algısının, ‘Ben ne anlarım bu işlerden?’ ile başlayıp ‘Teknoloji çok maliyetli bir yatırım’a kadar uzanan olumsuz gerekçelerle şekillendiğini gösterdi. Oysa pratik, kanıtlanmış, esnek, hesaplı, külfetsiz, hızlı ve şirkete özel teknoloji elimizin altında. Bundan böyle Türkiye’de ister küçük ister büyük her şirket, büyümek, verimli çalışmak için teknoloji kullanımını artırmaya yönelsin diyoruz.”
Kocabaş; “Turkcell, bundan sonra ürün değil, ihtiyaç tabanlı bir yaklaşım sunuyor. Farklı sektörlerden yüzbinlerce müşterimizin ihtiyaçlarını analiz ederek, 5 temel alan belirledik: Yeni iş modelimizde “Yönetim”, “Pazarlama”, “İşbirliği”, “Bulut ve Bilişim Teknolojileri” ve “Network” alanlarının her birine özel suitler oluşturduk. Bu suitlerimizin içinde her boyutta şirketin hedeflenen ihtiyacını karşılayacak çözümlerimiz bulunuyor” dedi.

E-TİCARE SİTESİ KURMAK İSTEYENLERE ÖNERİLER
E-ticaret dünyasına giriş yapmak isteyenlerin, özellikle hayata geçirecekleri sitedeki ürün sayfalarında fotoğraflardan tanıtıcı videolara, kullanılan renklerden font seçimine kadar özen göstermeleri gereken birçok konu bulunuyor. Hizlial.com Web Tasarım Uzmanı Faruk Ayrancı girişimcilerin dikkat etmesi gerekenleri şu şekilde sıraladı:

– Ürün sayfalarının temel unsurunun ürün fotoğrafları olduğunu söyleyebiliriz. Büyük, kaliteli, net bir ürün görseli karar verme ve satın almanın en önemli adımını oluşturuyor.
– Tüm tarayıcılar ve işletim sistemleri tarafından desteklenen fontlar kullanılmalı.
– Ürün hakkında tanıtıcı videolar eklenmeli
– Tamamlayıcı ürünler önerilmeli
– Siparişin ne zaman ulaşacağı detaylı olarak belirtilmeli.

CeBIT Bilişim Eurasia ve CeBIT Sinerji Zirvesi:

SEKTÖRÜ BULUŞTURACAK
Bilişim sektörünün gelişimini görme noktasında CeBIT organizasyonunun önemli bir yeri bulunuyor. Bu yıl gerçekleşecek olan CeBIT Bilişim Eurasia, 24-27 Ekim 2013 tarihleri arasında İstanbul CNR Expo Fuar Merkezi’nde 14. kez kapılarını açacak. Fuar öncesi düzenlenen sektör buluşmalarının Ankara ayağında konuşan Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanı Turhan Menteş, “Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması için bilişim sektörü öncelikli alanlar arasında yer almalı” dedi.
Menteş, bilişim kültürünün yaygınlaşması için çalıştıklarını, CeBIT gibi etkinliklerin buna önemli katkıda bulunduğunu söyledi. Fuarcılığın önceki dönemlere göre daha zor olduğuna dikkati çeken Menteş, “CeBIT, her yıl kendini güncelleyerek farklı bir yapıya kavuştu. Yok olacak denilen fuarcılık, CeBIT’le başarılı bir şekilde devam edecek” diye konuştu.
Hannover Messe Uluslararası Fuarcılık A.Ş. Direktörü Murat Özer, Türkiye’de yazılım sektörünün gelişmesi için yazılımcılara büyük destek sağladıklarını, Türk yazılımlarını dünyaya açmaya çalıştıklarını söyledi. Türkiye’nin 2023 bilişim hedeflerine değinen Özer, \”Bilişim hedeflerini destekliyoruz. Bilişimle günümüzde ilişkisi olmayan bir sektör kalmadı. Bilişim sektörü, diğer bütün sektörleri kucaklıyor. 2023 hedeflerine ulaşabilmek için bilişim sektörüne daha fazla önem verilmesi gerekiyor\” değerlendirmesinde bulundu.
Özer, Türkiye’nin son 5 yılda bilişim sektöründe ciddi atılımlar yaptığını belirterek, üretilen yazılımların ihracata daha fazla katkıda bulunabilecek seviyelere gelmesi gerektiğine işaret etti.
Semor A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Kuleyin, bu sene CeBIT’e dünya çapında önemlli konuşmacıların davetli olduğunu belirterek, bu yıl akıllı kentler, metropoliten çözümler, büyük veri ve bulut bilişim konularında sunumlar olacağını kaydetti. Bilişim sektöründe girişimciliğin önemine işaret eden Kuleyin, CeBIT’te girişimciliğin bilişimle nasıl bir araya geleceğini tartışacaklarını söyledi.
Kuleyin, Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmasına bilişim teknolojilerinin önemli katkısı olacağını ifade ederek, CeBIT’in bilişim sektörüne büyük ivme katacağını vurguladı. Fuarda iş dünyası ve kurumsal uygulamaların yer alacağı CeBIT Pro, tüketici elektroniğinin sergilendiği CeBIT Life, hükümet uygulamaları, e-devlet, kamu altyapı, coğrafi bilgi sistemleri, akıllı yaşam konseptleri, e-belediye, e-sağlık ve e-yasal gibi uygulamaların sergileneceği CeBIT Gov, geleceğin teknolojilerinin sunulduğu CeBIT Lab ve CeBIT Sinerji Zirvesi düzenlenecek.

CeBIT SİNERJİ ZİRVESİ SEKTÖRE VİZYON ÇİZECEK
Zirveye ilişkin KobiEfor’un sorularını yanıtlayan Nezih Kuleyin, CeBIT Sinerji Zirvesi’nin tüm diğer etkinliklerden nitelik olarak temel bir farklılık gösterdiğini söyledi. Kuleyin; “O da CeBIT Bilişim Eurasia adıyla İstanbul’da gerçekleştirilen ve dünyada önemli bir yere sahip olan fuar ile birlikte yapılmasıdır. Bu fuar günümüzde teknolojinin geldiği son aşamanın sergilendiği fuar olma özelliğini sürdürmek yanında bilişime yönelik fuarlar dünyada hızla küçülürken büyüme özelliği gösteren bir fuardır. Ayrıca kamu bilişim uygulamalarının en geniş kapsamlı olarak sergilendiği tek etkinlik de burasıdır. Bu avantajlı konum CeBIT Sinerji Zirvesi’ni ilgi odağı haline getirmektedir” diye konuştu.
CeBIT Sinerji Zirvesi’nin 20 yabancı konuşmacıyı bu yıl CeBIT Global Conferances kapsamında Türkiye’ye getireceğini aktaran Kuleyin, ayrıca Türkiye’nin en büyük bilişim konferanslarından birisi olan BT Standartları Konferansı’nın da CeBIT Sinerji Zirvesi kapsamında gerçekleştirileceğini hatırlatıyor. Kuleyin, şu bilgileri veriyor: “Bu yıl ilk kez yaptığımız ama büyük önem verdiğimiz bir etkinlikten özellikle söz etmek istiyorum. ‘Girişimcilikle Büyüyen Bilişim’ olarak sloganlaştırdığımız ve girişimcileri yatırımcılarla buluşturacağımız çok geniş kapsamlı bir etkinliği de bu yıl yaşama geçiriyoruz. Hedefimiz bilişim projelerinin yatırımcılarla buluştuğu en uygun ortamı sağlamak. Başarılı olmamızın sadece sektörümüze değil ülkemize de büyük yarar sağlayacağına inanıyoruz.”
Zirvenin somut çıktısını katılımcılar açısından gördüklerini dile getiren Nezih Kuleyin, geçen yıl etkinliğe katılan firmaların bu yıl da katılım gösterdiklerini söylüyor. Zirve’nin bu yıl farklılıklar içereceği bilgisini veren Kuleyin, şöyle konuşuyor: “Bu yıl CeBIT Global Konferans, Bilişim Standartları Konferansı ve Girişimcilik Günleri bizim ilk kez geçekleştirdiğimiz büyük etkinlikler. CeBIT Global Konferans’ı Almanya’nın bilişim alanındaki en güçlü kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin katılımları ile gerçekleştiriyoruz. Bilişim Standartları Konferansı TSE tarafından her yıl gerçekleştirilen ve sektörümüzün en prestiji organizasyonlarından birisiydi; bu organizasyonun da bilişim sektörüne çok büyük katkı vereceğine inanıyoruz.”

BİLİŞİM SEKTÖRÜNDEN FİRMA PROFİLLERİ

Poztech’ten işletmeyi anlayan çözüm
Üretim sektöründe bulunan firmaların teknoloji yatırımını en doğru şekilde yapabilmesi iddiasıyla kurulan Poztech Bilişim, ‘Teknoloji Odaklı İş Yerine İş Odaklı Teknoloji’ sloganıyla çözümler sunuyor. Bu amaçla endüstriyel bilgi teknolojileri kavramını oluşturduklarını söyleyen Poztech Bilişim Genel Müdürü Can Savaş, “Poztech, sanayicinin ihtiyaçlarını doğru analiz edip, sırf kullanıyor olmak için değil, değer yaratmak için teknolojiden yararlanmaya yönelik çözümler bulma felsefesini kendine ilke edindi” diyor. Savaş, Poztech’in kuruluşunu ve mevcut durumunu şöyle ifade ediyor: “Üretim sektöründe yıllarca tecrübe kazanmış olan kurucular, sanayicinin problemlerini çözmek ve ideallerine ulaşmak amacıyla bu yıl içerisinde Poztech Bilişim’i kurdular. Kurulduğu ilk günden itibaren kendi Ar-Ge departmanı bulunan Poztech Bilişim, çoğunluğu mühendislerden oluşan kadrosu, geniş teknoloji tedarikçisi bağlantıları, çözüm ortakları ve konusunda uzman anlaşmalı bağımsız danışmanları ile hizmetlerine devam etmektedir.”

Poztech Bilişim, faaliyetlerini dört ana gruba bölüyor:
– Birincisi Altyapı Grubu’nda; ‘Fabrika ve ofisler için yapısal kablolama, sunucu odası tasarımı ve alt yapı hizmetleri’ veriliyor.
– İkinci grup olan Sistem, Network ve Güvenlik Hizmetleri’nde: ‘Sunucu, ağ, depolama ve bilgi güvenliği sistemleri, E-posta, mesajlaşma, ses ve video iletişim sunucu çözümleri, veri sızması engelleme çözümleri ve yetki yönetimi, bilgi sistemleri yerinde ve uzaktan, bakım ve destek hizmetleri’ veriyor.
– Üçüncü Grup olan Mühendislik ve Tasarım Danışmanlığı Hizmetleri kapsamında: ‘Mühendislik ve tasarım veri yönetim sistemleri, Ar-Ge, mühendislik ve tasarım standartlarının oluşturulması, iki ve üç boyutlu tasarım kütüphanelerinin oluşturulması ve bilgisayar destekli simülasyon ve analiz bulunuyor.
– Dördüncü grup olan İş Uygulamaları’nda ise; ‘Birimler arası veri entegrasyonu ve iş akışı otomasyonları, Süreç analizi ve yönetim sistemleri, CAD, CAM, CAE, PDM, PLM araçları ile süreç yönetimi, MRP, ERP, CRM, BPM, BI yazılımları ve ticari uygulamalar yer alıyor.

Can Savaş, Poztech’in bütün bu hizmet ve çözümleri, yaptığı firmaya özel analizler sonucunda ihtiyaca en uygun şekilde marka ve üretici bağımsız olarak sunduğunun altını çiziyor. Savaş, gelecek için hedeflerini ise şöyle ifade ediyor: “Yeni kurulmuş olmasına rağmen tamamladığı farklı ölçekli projelerle yoluna emin adımlarla devam eden Poztech, Türkiye’de üretim sektörüne yönelik teknolojik çözümler sunan en büyük şirket olmayı hedefliyor.”
Savaş, sanayicinin kendi içinde yaşadığı sıkıntıların Poztech Bilişim’in doğuşunu tetiklediğini hatırlatarak bu sıkıntıları şöyle özetliyor:

– Sanayicinin kaynaklarını verimli kullanmak için, işini çalışanları üzerinden değil kurduğu sistem üzerinden yürütmesini sağlayacak teknolojiler konusunda hiçbir yönlendiricisinin olmaması,
– Mevcut işleyişlerin insanlara bağlı olması ve kurumsal hafıza bulunmaması,
– Mevcut iş süreçlerinin modellenmemiş olması,
– Organizasyonel yapıların mevcut personele göre kurgulanmış olması,
– Şirket verilerinin iç ve dış tehditlerden korunamıyor olması,
– Mühendislik standartlarının oluşturulmamış olması,
– Performansın ve gerçek maliyetlerin ölçülemiyor olması,
– Şirket yönetimlerinin aldığı hayati kararların gerçek ve ölçülebilir verilere göre değil yöneticilerin yetenek ve öngörülerine dayalı olarak verilmesi,
– Ayrıca yeni kuşak şirket sahiplerinin, tecrübeli elemanlar ile yaşadıkları çatışmalar ve bazı tercübeli elamanların da aynı işi yapmak üzere biraraya gelip rakip şirketler kurması.

ATOS Türkiye büyüme hamlesinde
Ekim 2011 tarihinde birleşmesini tamamlayan Atos Türkiye, 30 yıllık deneyimiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Global deneyim ve stratejilerine paralel olarak Türkiye’de danışmanlık, düzenli hizmetler, sistem entegrasyonu, bulut bilişim çözümleri ve işlem bazlı uygulama hizmetleri gibi birçok alanda yenilikçi IT hizmetleri sunan Atos Türkiye; kamu, finans, telekom, üretim, perakende ve enerji dağıtımı gibi sektörlere odaklanıyor. Atos Yönetilen Hizmetler Direktörü Okan Gözütok, odaklandıkları en önemli alanlardan birinin de telekomünikasyon sektöründen oluştuğunu söylüyor: “Türkiye’nin sabit telekom operatörleri ve GSM firmalarının hemen hepsiyle işbirliklerimiz bulunuyor. Telekom firmalarına, veri merkezi operasyonları, desktop ve network servisleri gibi temel IT hizmetleri yanında, kritik iş süreçleri ve IT uygulamalarının verimini artıracak teknoloji bazlı hizmetlerle çağrı merkezi operasyon desteği sunuyoruz. Temel amacımız, müşterilerimizin işlerini teknoloji ile birleştirerek, verimlerini ve dolayısıyla karlılıklarını artırmak. Telekom da dünyada olduğu gibi Türkiye’de de firmaların önemli bir iş ortağı konumundayız.”
Atos Türkiye için 2013’te en önemli konu başlıkları arasında çağrı merkezi, bulut bilişim, sosyal IT ve büyük veri yer alıyor. Gözütok, “Atos olarak, sahip olduğumuz uçtan uca bulut bilişim portföyüyle müşterilerimizin bulut bilişim alanındaki tüm ihtiyaçları için yenilikçi çözümler üretiyor ve onlara rekabette öne geçme fırsatı sağlamayı amaçlıyoruz” diye konuşuyor.

Gözütok: Hedefimiz Türkiye’yi IT pazarında uluslararası bir merkez haline getirmek
Atos farklı sektörlerin ihtiyaçlarına hakim yetkin iş gücü ve global/lokal üretim kabiliyetiyle bulut bilişim alanında rakiplerinden bir adım önde ilerliyor. Ayrıca son dönemde geliştirdiği stratejik iş ortaklıkları da bu gücü perçinliyor. Gözütok, bunlardan en önemlisinin pazarın diğer iki büyük firması, EMC ve VMware ile oluşturdukları stratejik ortaklık olduğunu, bunun sonucunda kurulan “Canopy” adlı şirketle, bulut bilişim hizmetlerini müşterilerine tek elden sunduklarını açıklıyor. Gözütok, şöyle konuşuyor; “Sosyal IT başlığında yine büyük bir atılım yaparak, Avrupa’nın en büyük kurumsal sosyal yazılım sağlayıcısı BlueKiwi’yi satın aldık. Hedefimiz, 2014 yılına kadar Atos bünyesindeki e-postaları sona erdirmek ve bunun yerine geçecek daha verimli, kurum içi bir sosyal ağ oluşturmak ve ağın etkin kullanımını sağlamak. Atos’un Türkiye’deki yatırımları önümüzdeki dönemde de sürmeye devam edecek. Hedefimiz Türkiye’yi IT pazarında uluslararası bir merkez haline getirmek. Atos olarak Türkiye’ye güveniyor ve yatırım açısından öncelikli bir ülke olarak görüyoruz. Bu nedenle bir yandan da birleşme ve satın alma alternatiflerini inceliyoruz. Türkiye’yi Doğu Avrupa ve yakın coğrafya ülkelerinde başlattığımız atılımın önemli bir parçası olarak görüyoruz.”
Türkiye’de özellikle KOBİ tarafında bulut bilişime hızlı bir yönelim olduğunun altını çizen Gözütok, Atos’un sunduğu bulut bilişim çözümlerinin özellikle “kullandığın kadar öde” yapısının, firmalara bu alanda ilk yatırım maliyetinin yükünden kurtulma konusunda önemli avantajlar sunduğunu hatırlatıyor. Çağrı merkezleri sektörüne ilişkin yürüttükleri çalışmaları da paylaşan Gözütok, “Türkiye’de ayrıca çağrı merkezi sektörünü de bir adım ileriye taşımayı hedefliyor ve bu amaçla öncelikle yabancı dilde çağrı merkezi servis ihracatı konusunda önemli adımlar atıyoruz. Atos’un global bir şirket olma gücünü çağrı merkezi sektörüne de taşımak öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor” diye konuşuyor. Atos’un Türkiye’de başarı hikayesi yazdığı alanlardan birinin çağrı merkezi olduğunu son olarak Ordu’da açılan yeni çağrı merkeziyle birlikte operasyon merkezi sayılarının 4’e yükseldiğini anlatan Gözütok şöyle konuşuyor: “Bunun dışında İstanbul’da 2 (Kartal ve Güneşli) ve Düzce’de de 1 operasyon merkezimiz bulunuyor. Bu çağrı merkezlerinde çalışan yaklaşık 2000 çağrı merkezi müşteri temsilcisi bulunuyor; başta finans ve telekom olmak üzere farklı sektörlerden dev firmalara hizmet sunmayı sürdürüyoruz. 2013 ve sonrasında da Atos Türkiye’nin Anadolu’ya yatırımları sürecek. Ordu Operasyon Merkezi için toplamda 4 milyon TL tutarında yatırım yapmıştık; daha önceki 6.5 milyon TL’lik Düzce yatırımıyla birlikte Atos’un Anadolu’ya yaptığı toplam yatırım 10.5 milyon TL’ye ulaştı. Önümüzdeki dönemde bu rakamı daha yukarılara taşımayı ve daha fazla gence istihdam sağlamayı hedefliyoruz. Atos çağrı merkezleri bünyesinde ayda cevaplanan çağrı hacmi 400 bine yakın. 2013’te yeni projelerimiz ve yatırımlarımız doğrultusunda bu rakamın çok daha fazla yükseleceğini öngörüyoruz.”

IFS Proje Endüstri Günü 9 Ekim’de
Global kurumsal yazılım firması IFS, proje endüstrileri için geliştirilen IFS Entegre Proje Yönetim Çözümü ve uygulanan firmalardaki örnekleri 9 Ekim 2013 Çarşamba günü, The Ritz Carlton Otel’de, ücretsiz olarak düzenleyeceği IFS Proje Endüstrileri Günü etkinliğinde paylaşacak.

IFS’den entegre proje yönetimi çözümü:
IFS Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ergin Öztürk, proje endüstrilerindeki tasarım süreçleri, hakediş ve taşeron yönetimi, proje planlama, proje maliyetleri ve proje performans gibi konuların klasik ERP yazılımlarıyla çözüm bulunamayacağı bakış açısıyla yola çıktıklarını anlatıyor. Öztürk, dünyada ve Türkiye’de pek çok firmada uygulanan IFS ERP Entegre Proje Yönetimi Çözümü’nün projelerini tam, doğru ve entegre bir şekilde yönetmek isteyen firmalar için tasarlandığını söylüyor.
Ergin Öztürk, “Savunma sanayi, inşaat, taahhüt, endüstriyel üretim, tersane, enerji, offshore gibi proje tabanlı çalışan firmaların kullandığı ERP çözümü olan IFS Applications, Türkiye’de de bu alanda öncü firmalarla çalışmalarını sürdürüyor. Sinpaş Yapı, FNSS Savunma, Durmazlar Makina, Altınay Robot Teknolojileri, Makyol İnşaat, Dearsan Tersanesi ve daha pek çok Türkiye’nin proje bazlı iş yapan lider firmasının tercihi olan IFS, entegre Proje Yönetimi Çözümü ile bu alanda daha da etkin olacak” diyor.
Ergin Öztürk, IFS Proje Endüstrileri Günü’nde, “Proje Yönetimi, Proje Planlama, Sözleşme Yönetimi, Hakediş ve Taşeron Yönetimi, Projelerde Tedarik ve Stok Yönetimi, Proje Maliyeti, Tasarım Süreçleri ve Cad Entegrasyonları, Proje Raporlama ve Performans Yönetimi” gibi proje bazlı çalışan firmalar için kritik konuların IFS ile çözüm yollarının anlatılacağı ve etkinliğin detay bilgilerine www.ifs.com.tr adresinden ulaşabileceği bilgisini veriyor.

Hız, kalite, verim:
IFS’in özellikle tipik üretim endüstrileri, proje endüstrileri, varlık ve tesis yoğun işletmelere odaklandığını anlatan Öztürk, sundukları çözümler konusunda iddialı: “Eğer sorunlarınızı başka yazılımlar veya çözümlerle çözebiliyorsanız IFS almanız için hiçbir sebep yok. Ancak ‘aradım ve çözüm bulamadım’ diyorsanız IFS çözer. Zor müşteri bizi sever, biz de onları severiz. Örneğin kuyumculuk sektöründeki müşterilerimizin üretimden, planlamaya, satışa, sevkiyata, pazarlamaya kadar her alanda sorunlarını IFS ile çözdük. Bir kuyumculuk firmamız IFS çözümlerinden sonra stok maliyetlerinde yüzde 10, bir makine firmamız stok maliyetlerinde yüzde 30 düşüş yaşadığını söyledi. Biz müşterimizi seçen bir şirketiz. ERP konusuna ciddiyetle bakan, ne istediğini bilen, büyüme trendinde, dinamik, kompleks çözümleri talep eden, aradığı çözümleri bulamamış firmalarla çalışmayı tercih ediyoruz. Müşterimizin ihtiyaç ve beklentilerini öğrenerek ona uygun çözüm oluşturuyoruz. Biz uygulamamızın sağladığı fonksiyonalite ve knowhow ile kendi deneyimimizi birleştirerek firmaların süreçlerini yönetmelerini ve iyileştirmelerini sağlayacak, verimliliklerini arttıracak çözümler sunuyoruz. ERP Projesine başlayan firmaların da proje süresince disiplinle çalışması, gerekli koordinasyonu yapması gerekiyor. İddiamız şu: Bizimle çalışan firmaların işleri hızlanır, verimlilikleri artar, tam entegre bir sisteme sahip olarak yaptıkları yatırımın karşılığını kat ve kat fazlası ile alırlar.”
Türkiye’de en fazla kurulumu yapılan 2. global yazılım olduklarını vurgulayan Öztürk, kendi sektöründe “Anadolu kaplanları” diye tabir edilen şirketlerle çalıştıklarını kaydediyor: “Proje tipi iş yapan şirketlerin en büyük sorunu, kendilerine uygun bir çözüm olmadığını düşünmeleri. Çünkü yaptıkları her proje bir diğerinden farklı, üretimi, maliyeti, işçiliği farklı değerlendiriliyor. Proje tabanlı endüstrilerde stok, finans, üretim, satış, satış sonrası, insan kaynakları, müşteri siparişleri, taşeron yönetimi, sevkiyat, muhasebe, satın alma, sözleşme yönetimi için özel yazılmış modüllerimiz var, IFS’in entegre çözümleriyle proje maliyet raporlaması alabilirsiniz. IFS’in sunduğu entegre sistem sayesinde müşterilerimiz ‘Proje Maliyetleri’ni görebilirler. Proje bütçe yönetimi modülü ile planlanan bütçe, tahmini bütçe gibi detaylara hakim olur, proje bütçenizi yönetebilirsiniz.”
Ergin Öztürk, IFS ERP’nin önemli çözümlerinden IFS ERP Entegre Proje Yönetimi Çözümleri’nin avantajlarını şöyle dile getiriyor: “IFS ERP Entegre Proje Yönetimi Çözümü ile projelerin geldiği aşama hem zamansal hem de bütçesel olarak kolaylıkla takip edilebilir. Sipariş ve satın alma işlemleri proje bazlı olarak görülebilir. Projenin her noktasında planlananın dışında yaşanan konularda uyarı mekanizmaları ile uyarı sağlanır. Bu da ilerde sıkıntı oluşturacak konuya anında müdahale etmenizi sağlar. Bütçe, temin süresi veya herhangi bir aktivite geciktiği ya da aştığı zaman SMS ya da e-mail ile ilgililer uyarılıyor. Android, IOS veya Windows 8 bulunan akıllı cihazlarla entegre özel uygulamalarla sistemin içerisindeki bütün raporlar görülebiliyor, satın alma onayları verilebiliyor, masraf girişi yapılabiliyor. IFS’in içinde çok detaylı ve tam entege proje yönetimi araçları olduğu gibi istendiği taktirde MS Project ve Primavera gibi programla da uyumludur.”
Ergin Öztürk, IFS Türkiye’nin kurulduğundan bu yana 10 yıldır yükseliş trendinde olduğunu belirterek, müşterileriyle uzun vadeli ilişkiler kurmaya özen gösterdiklerini ifade ediyor: “Geçen yıl tüm zamanların en iyi cirosunu elde etmiştik. Yeni versiyon; IFS Application 8’in farklı teknolojik yapısı, fonksiyonları ve mobil uygulamaları çok ilgi gördü, inanılmaz iyi geridönüşler aldık.”

Bursa’dan Steve Jobs çıkmasını hedefliyoruz
Etohum, 20 Eylül’de TEB Özel Melek Yatırım Platformu sponsorluğunda ilk Bursa Yatırımcı Buluşması’nı gerçekleştirdi. Buluşmada konuşan Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay “Türkiye’den ve kendi şehirlerinden neden dünyaca ünlü girişimcilerin çıkmadığını” sorguladı.
Burkay, Bursa’dan bir Steve Jobs çıkmasını hedeflediklerini ve Türkiye’de hedeflenen sosyo-ekonomik gelişmelerin sağlanması için herkese fırsat eşitliğinin sunulması gerektiğini vurguladı. Burkay, BTSO olarak girişimcilere her zaman her türlü ortamı sağlamanın kendilerinin önemli bir görevi olduğunu ifade etti.
“Türkiye’nin Önde Gelen Girişimlerinin Tecrübeleri” bölümünde ise Hepsiburada.com CEO’su İlker Baydar, e-ticaret sektöründe sadece bilgisayarla işlem yapıldığı düşünülmesine rağmen arka planında büyük bir organizasyon olduğunu vurguladığı konuşmasında, kullanıcı tecrübelerinin kendileri için çok önemli olduğunu ve geçtiğimiz yıl yüzde 50 büyüme kaydettiklerini söyledi.
UzmanTV’nin kurucusu Ersan Özer ise, kendi hayatının aslında internet hayatıyla paralel ilerlediğini belirttiği konuşmasında, itiraf.com satışının, küçük girişimcinin internet üzerinden yaptığı satış anlamında ilk örnek olduğunu aktardı. Istanbul.Net, Ankara.Net gibi başarılı girişimlerin ardından UzmanTV’yi hayata geçirdiğini vurgulayan Özer, 4-5 yıldır para kazanmadığı bu girişiminin aslında pek de doğru zamanda piyasaya çıkmadığını itiraf etti. Bu nedenle ancak kâr edinceye kadar dayanabildiklerini ve şu anda UzmanTV projesinin çok güzel ilerlediğini belirten Özer, uluslararası YouLike projesinde ise aynı başarıyı yakalayamadıklarını anlattı.
Toplantı sonrasında konuyla ilgili açıklama yapan TEB Özel Grup Direktörü Banu Taşkın, “Türkiye’de bireysel yatırımcı lisansının uygulamaya alınmasıyla birlikte önemi hızla artan Melek Yatırımcı konseptini müşterilerimize alternatif bir yatırım aracı olarak sunmaya başladık. TEB Özel, bu proje sayesinde müşterilerine farklı alanlara yatırım yapma olanağı sağlarken, yerli girişimcilere de sermaye desteği bularak ülke ekonomisine katkıda bulunmayı amaçlıyor” dedi.

Profesyonel yazılarda; Kabim Elektronik
Kabim Elektronik, şirketlerin iş dokümanlarının yönetiminde ve çıktı alımında profesyonel ürünler ve çözümler sunuyor. Ürün gamı, termal yazıcılar, mobil termal yazıcılar, sürekli form lazer yazıcılar, yazıcı mekanizmaları ve nokta vuruşlu yazıcılardan oluşan Kabim Elektronik aynı zamanda SEIKO Precision, PSI, JOLIMARK, POSTEK, BLUEKIXX markalarının Türkiye distribütörlüğünü yürütüyor.
Kabim Elektronik Ltd. Şti Genel Müdürü Selçuk Edgü, PSI markalı PP803 modellerinin, nokta vuruşlu yazıcılar arasında bulunmayan özellikleri ile rakiplerden ayrıştığını söylüyor. Edgü, ürünün artılarını şöyle anlatıyor: “Alüminyum gövde, kesici ünitesi, çift traktör besleme, özel metal stand, sessizlik kiti / fanus, web üzerinden, yazıcı yönetimi. Aynı yazıcı üzerinde 4 farklı macro ile 4 farklı kağıt boyutunu baskı seçeneği, 30 milyon karakterli uzun şeridi ile baskı maliyetlerini inanılmaz rakamlara düşürmektedir. Uzun ömürlü parçaları sayesinde, minimum 10 yıl makine ömrü sağlamaktadır. Yüksek hızı ile saatte 600 sayfa baskı imkanı, 8 kopyaya aynı anda baskı yapabilmektedir.” Edgü, şu çağrıyı yapıyor: “İhtiyacınız profesyonel yazıcılarsa aradığınız markalar ve çözümler Kabim Elektronikte.” Edgü, ayrıca bu yıl CeBIT İstanbul 2013 Fuarı’nda olacaklarını sözlerine ekliyor.

2023 için olmazsa olmazlar
TÜBİSAD, Bilgi Teknolojileri, Telekomünikasyon ve Yeni Medya alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin güçlü ortak sesini temsil etmektedir. Türkiye bilişim sektöründe yüzde 95’in üzerinde bir paya sahip olan 200’den fazla TÜBİSAD üyesi, Türkiye’de yıllık 40 milyar dolarlık ticaret hacmini yönetiyor. Sektörün güçlü temsilcisi TÜBİSAD’a göre Türkiye’nin büyüme vizyonu olan 2023 hedeflerine bilişim sektörü dahil edilmeden ulaşmak çok zor. Ancak 10 yılda hedeflenen atılımın gerçekleştirilmesiyle katma değerli hizmetler olarak nitelendirilen bilgi teknolojilerinin bugün yüzde 30 olan payı 2023 de yüzde 46 olacak, çalışan sayısı 130 binlerden 400 binlere ihracatı ise 40 milyar dolara ulaşacak. Bu hedeflere ulaşılması için politika önerileri ise şöyle:

– BİTS stratejisi, büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmeli,l Sektöre yönelik güçlü yasal altyapı oluşturulmalı,
– BİTS’e dayalı istihdam yaratılmasına dönük eğitim politikası geliştirilmeli,
– Küresel rekabetçi BİTS için hizmet ve yazılım ihracatı desteklenmeli,
– Rekabetçi, yaygın ve ucuz iletişim altyapı ve hizmetleri sağlanmalı,
– BİTS’in iş dünyasına nüfuzu artırılmalı,
– Ar-Ge ve yenilikçilik desteklenmeli,

Girişimci kültürün güçlendirilebilmesi için girişim sermayesinin oluşumu hızlandırılmalı,
– BİTS’ten alınan vergiler büyümeyi teşvik edecek, derinleşmeyi sağlayacak ve ihracatı güçlendirecek şekilde değiştirilmeli ve vergi yükü azaltılmalı,
– Hizmet ve altyapılarda etkin rekabet ortamı tesis edilmeli ve yeni teknolojilere dayalı
– BİTS altyapılarının kurulması için uygun ortam yaratılmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top